Şehzade Mustafa Hayatı

Şehzade Mustafa – Hayatı ve Öldürülmesi

Şehzade Mustafa olayı Osmanlı tarihinin en acı hadiselerinden biridir. Karakteri, cesareti ve şecaati ile tahtın en büyük adayı olan Şehzade Mustafa, tarih çevrelerince yıllardır tartışılmaktadır. Acaba tahta çıksaydı tarihimiz başka bir yönde seyredebilir miydi? Osmanlı’nın çöküşüne giden o ilk adım Şehzade Mustafa’nın katliyle mi atılmıştı? Bu yazımızda hem şehzadeyi daha yakından tanıyalım hem de olaylara farklı bir pencereden bakalım.

Şehzade Mustafa Kimdir?

Şehzade Mustafa
Şehzade Mustafa

1515 yılında Manisa’da dünyaya gelen Şehzade Mustafa, Sultan Süleyman’ın ilk eşi Mahidevran Hatun’dan olmadır. Babasının Manisa Sancakbeyi olduğu dönemde, o da Manisa’da çocukluğunu geçiriyordu. 1520 yılında I. Süleyman tahta çıkınca, şehzade de babasıyla birlikte İstanbul’a geldi.

İstanbul’da önemli alimlerden ve hocalardan ders alarak kendini geliştiren Mustafa, kılıç ve at kullanma konularında da mahir savaşçı haline geldi. 1533 yılında idari anlamda tecrübe kazanması için Manisa Sancakbeyi olarak tayin edildi.

Şehzade Mustafa Manisa Sancakbeyliği döneminde herkes tarafından sevilmeye başlandı. Özellikle alimleri himaye etmesi ve askere karşı cömert davranması saltanatın yegane varisi olarak görülmesini sağladı. Sadrazam İbrahim Paşa’da şehzadenin en büyük destekçilerindendi. Ancak sadrazamın öldürülmesi şehzadenin büyük bir destekçiyi kaybetmesine neden oldu. İlerleyen yıllarda Hürrem Sultan’ın desteğiyle sadrazamlık mevkiine gelecek olan Rüstem Paşa’da şehzadeye karşı cephe alacaktı. (1)

Şehzade Mustafa Gözden Düşmeye Başlıyor

Şehzade Mustafa’nın asker ve ulema üzerinde geniş bir nüfuza sahip olması Hürrem Sultan’ı tedirgin ediyordu. Damadı Rüstem Paşa’yı da Sadrazamlık mevkiine getirtmesi çok iyi bir müttefike sahip olmasını sağladı.

Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem Sultan’ın baskıları sonucunda Manisa Sancakbeyliğini Şehzade Mustafa’dan alarak, Şehzade Mehmet’e verdi. Bu sayede Şehzade Mehmet’in saltanat merkezine daha yakın olması planlanıyordu. Ancak Şehzade Mehmet’in 1 yıl sonra vefat etmesi, Şehzade Mustafa’nın tekrardan rakipsiz kalmasını sağladı.

Manisa Sancakbeyliği elinden alınan Şehzade Mustafa, Amasya’ya tayin edilmişti. Burada da nüfuzunu arttırarak faaliyetlerine devam etti. Valilerle mektuplaşması ve samimi ilişkiler kurması da güç kazanmasını sağlıyordu.

Şehzade Mustafa Adına Sahte Mektuplar

Şehzade Mustafa’nın taht yolunda iyice güçlenmesi, Hürrem Sultan ve Rüstem Paşa’yı farklı yollara sevk etti. Rüstem Paşa önce şehzadenin mührünü kopyalattı ve onun adıyla Şah Tahmasb’a mektup yazdı. Mektupta padişah olması halinde İran şahıyla yakın dostluk kurulacağı yazıyordu. Rüstem Paşa bir adamıyla bu mektubu Şehzade Mustafa gönderiyormuş gibi İran’a yolladı. Şah’ın cevabını da kendi adamı getirdiği için cevap mektubunu da ele geçirmiş oldu.

Şehzade Mustafa’nın sonunu ilmek ilmek ören Rüstem Paşa çıktığı İran seferinde de Şehzade Mustafa hakkında malumat topladı. Halkın ve askerin şehzadeye nasıl teveccüh ettiğini gördü. Halkın büyük çoğunluğu padişahın artık yaşlandığını düşünüyor ve şehzadenin tahta oturmasını istiyordu. Bu dedikoduları Sultan Süleyman’a ileten Rüstem Paşa sahte mektupları da padişaha iletti. Halkın arasında yayılan şayialar ve sahte mektuplar Kanuni’nin fikirlerini değiştirdi ve şehzade aleyhinde tavır aldı.

Şehzade Mustafa’nın Ölümü

Şehzade Mustafa Türbesi
Şehzade Mustafa Türbesi

Atılan tüm iftiralar ve yayılan dedikodular başarılı olmuştu. Sultan Süleyman İran seferini seneye bırakarak Rüstem Paşa’yı payitahta çağırdı. Ertesi sene bizzat kendi sefere çıkarak, şehzade Mustafa’nın da sefere iştirak etmesini istedi. Kanuni Sultan Süleyman Aktepe mevkiinde otağını kurduğunda, şehzade de birkaç km mesafede otağ kurmuştu.

Kanuni haber göndererek şehzadeyi huzura çağırdı. Ancak tam da bu sıralarda Şehzade Mustafa’nın otağına not yazılı bir ok fırlatıldı. Notta otağa gitmemesi Sultan Süleyman’ın kendisini öldürteceği yazıyordu. Buna inanmayan ve bir oyun olduğunu düşünen şehzade, tereddüt etmeden babasının huzuruna çıktı.

Huzura gelen şehzade soğuk karşılanmasından ters bir durumun olduğunu anlamıştı. Verdiği selamın sert bir şekilde reddedilmesi ve Sultan’ın arkasını dönmesiyle cellatlar etrafını sardı. Şehzade Mustafa’nın yapabileceği tek şey mücadele etmekti. Tek başına olmasına rağmen 7 celladın elinden kurtuldu. Tam otağdan çıkacakken Zal Mahmud Ağa çelme takarak şehzadeyi düşürdü ve kemendi boynuna doladı. Şehzade Mustafa babasının otağında hakka yürümüştü. Cesedi ibret olsun denilerek askerlere teşhir edildi. Cenazesi Bursa’ya gönderilerek defnedildi. Şehzadenin 7 yaşındaki oğlu da ileride sorun çıkarmasın denilerek öldürüldü.

Şehzade Mustafa’nın Ölümünden Sonraki Olaylar

Şehzade Cihangir, bu ölüm haberine dayanamadı ve kısa bir süre vefat etti. Şehzade Mustafa’nın ölüm haberi yeniçeriler ve sipahiler arasında büyük bir hoşnutsuzluğun ortaya çıkmasına neden oldu. Sultan Süleyman Rüstem Paşa’yı azletmek ve şehzadeye yakın olan Kara Ahmet Paşa’yı sadrazamlığa getirmek zorunda kaldı.

Şehzade Mustafa ölmüştü ölmesine ama asıl isyanlar şimdi başlıyordu. Şehzadenin adı kullanılarak birçok isyan çıkarıldı ve tarihte bunlara Düzmece Mustafa isyanları adı verildi. Özellikle Rumeli’de yaşanan isyan devleti uzun süre uğraştırdı. Şehzade Mustafa olduğunu söyleyen ve en az onun kadar cesur ve güçlü olan bir kişi, binlerce sipahinin etrafında toplanmasını sağladı. Düzmece Mustafa yakalanarak İstanbul’da öldürüldü ve halka da teşhir edildi. (2)

Yazar Hakkında
Toplam 32 yazı
Sergen Demirtaş
Sergen Demirtaş
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara