Oğuz Kağan Destanı

Oğuz Kağan – Türk’ün Kutlu Atası

M.Ö 200’lü yıllar, Çin’in kendisini mutlak hakim gördüğü ve diğer milletlere baskı yaptığı bir dönemde, Orta Asya yeni bir başlangıca hazırlanıyordu. Allah’ın Türk milletine armağanı, Oğuz adında bir bebek dünyaya gözlerini açtı. Bu kutlu bala daha ilk günden nasıl bir yiğit olacağı ve Oğuz ismini nasılda Oğuz Kağan haline getireceği  konusunda mucizeler gösteriyordu. Doğduğu günden başka anne sütü emmeyen bu bebek, yaşıtlarına göre daha hızlı olgunlaşıyor ve birçok beceriyi de hemen öğreniyordu.

Tarihte Oğuz Kağan Kimdir?Oğuz Kağan

Her ne kadar babası Teoman oğluna Oğuz adını verse de Çin kaynaklarında bu isim Mao-tun (Mete) şeklinde geçmektedir. Oğuz Kağanı anlatırken aslında hepimizin adını bildiği Mete Han’dan bahsetmekteyiz. Oğuz Kağan’ın ismine ve tarihi başarılarına tam olarak ulaşamamamızın nedeni ise bu dönemde Türklerin yazılı kaynakları kullanmamasıdır. Fakat birçok sesli deyiş ve şiirle tarihi olaylar ve kahramanlıklar günümüze kadar intikal etmiştir. Bilgilerin çoğunluğu da Çin kaynaklarından alınmaktadır. Oğuz Kağan’ın babası Teoman’ın ismine de yine Çin kaynaklarından ulaşılmaktadır. Aslının “Tuman” (Duman) olduğu düşünülse de günümüzde Teoman şekliyle kullanılmaya devam edilmektedir.

Oğuz Kağan’ın destanlarda anlatılan ilk kahramanlığı, Türk iline musallat olan ve gergedana benzeyen bir yaratığı öldürmesidir. Bu hayvan Türklerin koyunlarını, geyiklerini ve birçok insanı öldürmekteydi. Oğuz Kağan bu hayvanı öldürdüğünde adını tüm Türk yurduna duyurmayı başarmıştı.

Oğuz Kağan Türklerin Başbuğu Seçiliyor

Oğuz Kağan büyüdükçe düşünceleri de kıvama geliyordu. Bu nedenle öncelikle eski Türk inancında bulunan ongunları ve put benzeri kutsal nesneleri reddetti. Bunlara asla tapmayacağını belirterek kendi eşinin de bunlara tapmaması ve kendi inancında olmasını şart koştu. Bu durumda yalnızca bir kız Oğuz Kağan’ın eşi olmayı kabul etti ve kutlu davasına omuz verdi. Fakat oğlunun eski inançlarından vazgeçtiğini öğrenen Tuman bu duruma sert tepki gösterdi. Yüe-çi’lerle yapılan dostluk anlaşmasının bedeli olarak Oğuz’u onlara esir olarak verdi. Bu durum Tuman’ın Oğuz’dan vazgeçtiğini ve arkasından tahta küçük oğlunu geçirmek istediğini gösteriyordu. Oğuz’un tamamen ortadan kalkması için de Yüe-çi’lere tekrar savaş ilan etti. Yüe-çi’lerin elinden kurtulmayı başaran Oğuz Türk iline vardı ve babasına meydan okudu.

Tüm obalara haber göndererek kendi etrafında birleşilmesini istedi. Fakat eski inançlarından vazgeçen Oğuz’a kimse destek vermiyordu. Bu nedenle etrafında çok az sayıda asker toplayabildi. Tüm bunlara rağmen askeri dehasını gösteren Oğuz, yaptığı baskınla babasının ordusunu bozguna uğratmayı başardı. Bu savaşta Tuman öldü ve Oğuz tahtın tek hakimi konumuna geldi. Tüm Türk ili onun Kağanlığını kabul ettiğinde tarihler M.Ö. 209’u gösteriyordu.

Oğuz Kağan’ın İcraatları

Oğuz Kağan öncelikle Türkleri tek çatı altında toplamaya çalışmış ve buna muvaffak da olmuştur. Ardından dört bir yana akınlar düzenleyerek sınırlarını genişletmiştir. Onun döneminde İmparatorluğun sınırları Doğuda Japon denizine, Kuzeyde Sibirya Ovasına, Güneyde Hint Okyanusuna ve Batıda Anadolu’ya kadar uzanıyordu.

Oğuz Kağan Çin’e düzenlediği seferlerle dünyanın en büyük surlarının yani Çin Seddi’nin yapılmasına neden oldu. Fakat bu surlarda Çinlileri koruyamadı ve Oğuz Han’ın hâkimiyeti altına girdiler. Oğuz Kağan Çin topraklarına Türklerin yerleşmesini yasaklayarak, zamanla oluşabilecek bir asimilasyona karşı da milletini korumuştur.

Oğuz Boyları Nasıl Oluştu?Oğuzlar Bozoklar ve Üçoklar

Oğuz boylarının oluşumu birçok kaynakta destansı bir şekilde anlatılmaktadır. Oğuz Han’ın eşlerinden ilkinin kutsal bir şekilde gökten indirildiği rivayet edilir. Bu eşinden üç oğlu olmuştur ve bunlara da Gün, Ay ve Yıldız isimlerini vermiştir. İkinci eşini ise ava gittiği bir sırada bir ağaç kovuğunda bulduğu söylenir. Bu eşinden de üç oğlu olmuştur. Bunlara da Gök, Dağ ve Deniz isimlerini vermiştir. Oğuz Han’ın toplam 6 oğlu vardır ve bu oğullarının da dörder oğlu olmuştur. Bu şekilde de Oğuz Kağan’ın torunları 24 Oğuz boyunu oluşturmuştur.

Oğuz Kağan bir gün çocuklarının ava çıkmasını ve avda buldukları ganimetleri de kendisine getirmelerini emretti. Bu av esnasında birinci eşinden olan oğulları Gün, Ay ve Yıldız altın bir yay bularak geri döndüler. İkinci eşinden olan oğulları Gök, Dağ ve Deniz ise üç tane altın ok getirdiler. Oğuz Kağan ilk eşinden olma oğullarına yayı bölüşün dedi. Onlarda yayı üç parçaya ayırarak aralarında bölüştüler. Yayı bozarak bölüştükleri için onlara Boz-ok adını verdi. İkinci eşinden olan oğullarına da üç altın oku bölüşmelerini emretti. Onlarda birer tane ok alarak Üç-ok adını aldılar.

Oğuz Kağan’ın Büyük Şöleni ve Ölümü

Dünya tarihindeki en büyük imparatorluğu kurmuş olan Oğuz Kağan, son seferinden sonra büyük bir toy tertip etti. Ulusunun ileri gelenlerini topladı ve halkına ikramlarda bulundu. Toy o kadar büyüktü ki 900 yılkı atı ile 9 bin koyunun kesildiğinden ve 99 tane havuzun kımızla doldurulduğundan bahsedilir.

Bu ulu Türk Kağanı, toy boyunca oğullarına ve devletin ileri gelenlerine öğütlerde bulunmuş ve sorunlarla nasıl baş etmeleri gerektiğini de anlatmıştır. Toydan sonra, tarihler M.Ö. 174’ü gösterirken Oğuz Kağan’ın vefat ettiği belirtilmektedir.

Oğuz Kağan kahramanlığı ve askeri dehası sayesinde günümüzde dahi büyük saygıyla anılmaktadır. Onun oluşturduğu onluk askeri sistem dünya devletleri tarafından kabul edilmiş ve günümüzde de hemen hemen her devlet tarafından uygulanmaktadır.

Oğuz Kağan’ın tahta çıktığı M.Ö. 209, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın kuruluş tarihi olarak kabul edilmektedir. Yalnızca bu durum bile Oğuz Kağan’ın Türklerin kutlu atası olduğunu göstermeye yeter.

Yazar Hakkında
Toplam 32 yazı
Sergen Demirtaş
Sergen Demirtaş
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara