Mohaç Savaşı

Mohaç Meydan Muharebesi ve Kanuni Sultan Süleyman

Osmanlı İmparatorluğuna en parlak dönemini yaşatan Kanuni Sultan Süleyman Mohaç Meydan Muharebesi ile Macar Devletini tarihin tozlu sayfalarına gömmüştü. Mohaç tarihimizin en önemli meydan muharebeleri arasında yer almaktadır. Mohaç savaşı sonucunda Osmanlı’nın Avrupa içlerine ilerleyişini hızlanmış ve çok uzun bir süre karşısına ordu dahi çıkamamıştır.

Mohaç Meydan Muharebesi’ni anlamak için önce Süleyman Han’ı anlamak gerekir. Bu nedenle önce Avrupalıların Muhteşem Süleyman bizim ise Kanuni dediğimiz büyük sultanın hayatını inceleyelim.

Kanuni Sultan Süleyman Kimdir?

Kanuni Sultan Süleyman
Kanuni Sultan Süleyman

Süleyman Han’ın babası İslam birliğinin mimarı Yavuz Sultan Selim, annesi de Ayşe Hafsa Sultan’dır. 1494 yılında babasının Trabzon valiliği döneminde dünyaya geldi. 7 yaşına kadar Trabzon’da kalan Süleyman, daha sonra başkente giderek Enderun’da eğitim aldı. İlk idari görevini Şarki Karahisar Sancak Beyi olarak gerçekleştirdi. Babası tahta çıktıktan sonra Saruhan Sancak Beyi olarak görev yaptı.

Yavuz Sultan Selim vefat ettikten sonra hiçbir sorunla karşılaşmadan Devlet-i Aliyye tahtına oturan Sultan Süleyman ilk olarak Canberdi Gazali isyanıyla uğraştı. Bu isyan 27 Ocak 1521 yılında bastırıldı ve Süleyman karşılaştığı ilk sorundan alnının akıyla çıktı.

Kanuni Sultan Süleyman’ın ilk seferi Macarların kontrolünde bulunan Belgrad’a olmuştur. Belgrad döneminin en güçlü kalelerinden biriydi ve Fatih Sultan Mehmet bile kuşatmasına rağmen kaleyi alamamıştı. 1 Ağustos 1521 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman komutasındaki Osmanlı Ordusu Belgrad’ı kuşattı. Macar kontrolündeki kale çok fazla dayanamayarak 29 Ağustos tarihinde teslim oldu. Süleyman ilk çıktığı seferden büyük bir zaferle döndü ve İstanbul’da büyük bir coşkuyla karşılandı.

Sultan Süleyman’ın ikinci seferi Hospitalier Şövalyeleri’nin bulunduğu Rodos üzerine oldu. Bu sefer için büyük bir donanma hazırlandı. Rodos çok muhkem bir kaleydi ve savaşçılıklarıyla övünen şövalyeler tarafından korunuyordu. Kuşatma beklenildiği gibi kolay olmadı, yaklaşık 6 ay boyunca iki tarafta büyük zayiat verdi. Kuşatmaya dayanamayan Rodos Şövalyeleri 20 Aralık 1522 tarihinde, adadan ayrılmaları karşılığında teslim oldular. Osmanlı artık Akdeniz’in yegâne gücüydü.

Sultan Süleyman üçüncü seferinde yine Avrupa’yı yani Macar Devleti’ni hedef aldı. Macarların sınırlara yaptıkları tacizlere ve Osmanlıya karşı yaptıkları hakaretlere dur demenin zamanı gelmişti. Kanuni Macar meselesini kökten çözmek için 100 bin kişilik ordusuyla sefere çıktı. (1)

Mohaç Savaşı’nın Nedenleri

Macar Krallığı Osmanlıları tehdit olarak görüyor ve sürekli Osmanlı aleyhine yapılan ittifaklarda yer alıyordu. Özellikle Habsburglarla birlikte Devlet-i Aliyye’ye karşı birleşmeleri bardağı taşıran son damla oldu. Osmanlı anlaşma yapmak amacıyla girişimlerde bulundu ve Macar Kralı II. Lajos’a elçiler gönderdi. Macar Kralı anlaşma yapmak bir yana Osmanlı elçisinin başını vurdurdu. Bu da savaşın fitilini ateşledi. Osmanlı böyle bir hakareti asla sineye çekemezdi.

Kanuni Sultan Süleyman Mohaç seferi hazırlıklarını tamamladı. 1526 baharında 100 bin kişilik ordusuyla İstanbul’dan hareket etti. (2)

Mohaç Seferi – Osmanlı Ordusu Savaş Alanına İlerliyor

Osmanlı padişahları bir yönetici olmalarının yanı sıra birer komutandılar. Hepsi askeri eğitim alarak yetiştirilirler ve bir orduyu komuta etmeyi en ince ayrıntısına kadar öğrenirlerdi. Bu durum sonradan bozulmuş olsa da Kanuni çok iyi askeri eğitim alan Osmanlı Padişahları arasındaydı. Bu nedenle sefer hazırlıklarını çok iyi planlamıştı ve Macaristan’ı tamamen almadan geri dönmeyi düşünmüyordu.

Osmanlı ordusu disiplinli bir şekilde ilerliyordu. Ekili arazilere asla zarar verilmiyor, Hristiyan halka dokunulmuyordu. Ramazan bayramında Belgrad’a ulaşan Osmanlı ordusu burada konakladı ve bayramı Belgrad’da geçirdi. Belgrad’dan ayrılarak Macaristan içlerine ilerleyen Türk ordusu yol üzerindeki irili ufaklı kaleleri de alıyordu. Bunlar arasında Osiyek, Uylok ve Petervaradin kaleleri de bulunmaktaydı. Drava nehrine ulaşan Kanuni Sultan Süleyman ordunun ve ağırlıkların geçirilmesi için bir köprü yapılmasını emretti. Köprü Mimar Sinan tarafından çok kısa bir sürede yapıldı. Bu sayede Osmanlı ordusu nehri geçerek ileri harekâtına devam etti.

Sultan Süleyman ve Osmanlı ordusu 4 aylık yürüyüşün ardından Mohaç Ovası’na ulaşmayı başarmıştı. Budapeşte’den yola çıkan Macar ordusu da Mohaç Savaşı için yerini almıştı. Bu büyük savaş Avrupa’da Kralların Savaşı adını alacaktı. Dönemin Macar Kralı II. Lajos Avrupa’nın en büyük krallarından biri olarak görülüyordu. Macar Krallığı da döneminin en güçlü devletlerinden biriydi.

Mohaç Ovası’nda karşılaşan iki ordu savaş düzeni almıştı. Osmanlı ordusu 100 bin askerden oluşuyordu ve 300 topu vardı. 150 bin kişilik Macar ordusu ağır zırhlı süvarilerden oluşuyordu ve 100 civarında topları vardı. Osmanlı ordusunun öncü kuvvetlerinin başında Bali Bey vardı. Merkezi bizzat Sultan Süleyman komuta ediyordu. Sağ cenahı Sadrazam İbrahim Paşa, Sol cenahı ise Behram Paşa kontrol ediyordu.

Mohaç Savaşı Planları

Mohaç Meydan Savaşı başlamadan önceki son planlar yapılıyordu. Osmanlı birlikleri plan üzerine ovanın güney kısmını kontrol altına aldı. Savaş esnasında darbenin merkezden değil, kanatlardan ve geriden vurulması kararı verildi. Ayrıca Macarların ağır zırhlı süvarilerini engellemek için topçu hattı kuruldu. Bu şekilde süratiyle övünen Macar süvarileri yavaşlatılacaktı.

Türk savaşları yüzyıllardır hilal taktiğiyle yapılıyordu. Osmanlı savaş konseyi de bu taktiğin kullanılmasına karar verdi. Plana göre düşmanın hücum etmesi beklenecek ve kanatlar yanlara açılarak geri çekilmeye başlayacaktı. Ardından göstermelik sert bir hücum yapılarak, düşmanın merkeze saldırması sağlanacaktı. Düşmanın merkeze saldırmasıyla da sahte ricat başlayacak ve Osmanlı merkezi çekilerek düşmanı iç kesimlere çekecekti. Düşman Osmanlı ordusunu püskürttüğünü zannederken kanatlar ileri harekâtla kapanarak düşmanı çembere alacaktı. Ayrıca Osmanlı süvarileri Macar ordusunun arkasını çevirerek düşmanı iki ateş arasında bırakacaktı.

Mohaç Savaşı Başlıyor

Kanuni Sultan Süleyman Mohaç Savaşı öncesi karargâhını günümüzde Türk tepesi olarak bilinen yere kurmuştu. Burası ovanın tamamını gören en yüksek mevkiiydi. Sabah namazını ordusuyla birlikte kılan Sultan Süleyman namazdan sonra askerine hitap etti. Askerlerini etkileyen ve gaza aşkı aşılayan konuşmasının sonunda dua ederek zaferin Allah’tan olduğunu belirtti.

Kanuni ilk hamlenin Macarlardan gelmesini bekledi ve istediği de oldu. Macar ağır zırhlı süvarileri Osmanlı merkezine doğru hücuma geçti. Planlandığı gibi Osmanlı kanatları yanlara açılarak gerilemeye başladı. Osmanlı’nın ricat ettiğini düşünen II. Lajos genel hücumu başlattı. Bir süre Osmanlı askerini takip eden Macarlar topların menziline girdiler. İşte bu anda müthiş bir top atışı başladı. Toplar yeri göğü inleterek yıldırım gibi iniyor, Macar süvarilerini biçiyordu. Neye uğradıklarını anlayamayan Macarlar Osmanlı kanatları tarafından çembere alınmalarına mani olamadılar. Osmanlı’nın hafif süvarileri de düşman kuvvetlerinin arkasına sarkmaya başarmıştı.

Macar ordusu için çıkış yolu kalmamıştı fakat bu esnada son planlarını devreye soktular. Sultan Süleyman’a suikast yapılacaktı. En iyi Macar şövalyelerinin 32 tanesi öne atılarak Osmanlı merkezini yarmaya başladılar. Osmanlı askerleri Sultanlarını canla başla savunuyor, bu suikast timini birer birer eritiyordu. Süleyman Han’ın yanına yalnızca 3 Macar şövalyesi ulaşabildi. Sultan idari kabiliyetinin yanında, müthiş bir silahşordu. Vücudunun çeşitli bölgelerinden küçük yaralar almasına rağmen Macar fedailerini öldürmeyi başardı. Macarların son planı da suya düşmüştü.

Yavaş yavaş çekilen Macar ordusu, Osmanlı askerlerinin çemberinde bulunduklarından bataklığa doğru sürükleniyorlardı. Osmanlı çemberini yarmayı başaramayan Macar ordusu bataklığa doğru ilerlemek zorunda kaldı. Kral Lajos başta olmak üzere binlerce Macar askeri Karasu bataklığında boğularak öldü. Binlercesi de Osmanlı askerleri tarafından kılıçtan geçirildi. Dünya tarihinin en kısa süren meydan savaşlarından biri yaşanmıştı ve 2 saat gibi kısa bir sürede Macar ordusu imha edilmişti. Döneminde Avrupa’nın en güçlü devleti olan Macar Krallığı yalnızca 2 saatte Osmanlı’ya bağlanmıştı. (3)

Mohaç Meydan Savaşı Sonrası

Mohaç Osmanlı Ordusu
Osmanlı Ordusu

Kanuni dönemi birçok zaferle doludur ve Avrupalılar tarafından Muhteşem Yüzyıl olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemin en büyük zaferlerinden biri de Mohaç olmuştur. Savaş sonrasında adet olduğu üzere Sultan tebrikleri kabul etti ve dosta düşmana zaferini duyurmak için zafernameler yazdırdı.

Birkaç gün Mohaç ovasında kalan Sultan Süleyman 3 Eylül’de Budin’e doğru hareket etti. Budin önlerine geldiğinde şehrin ileri gelenleri Süleyman Han’ı karşıladı ve şehrin anahtarını teslim etti. Sultan Süleyman büyük bir törenle Budin’e girdi. Bu sırada Osmanlı ordusu da Macar Krallığı’nın önemli kalelerini teker teker teslim alıyordu.

Kralların savaşı Süleyman’ın üstünlüğüyle sona ermişti ve artık yeni bir krala taç giydirmek gerekiyordu. Osmanlı Devleti fethettiği birçok yeri yerel beylere teslim etmiştir. Macaristan’da da aynı uygulamaya giderek, Macar tacı Erdel Voyvodası Yanos Zapolya’ ya giydirildi. Muhteşem Süleyman artık Avrupa’nın kaderini belirleyecek ve kimin kral olup olmayacağına, tacı kimin takacağına karar verecekti.

Tüm Macaristan’ı kontrol altına alan Kanuni muzaffer bir komutan olarak İstanbul’a doğru hareket etti. İstanbul’da büyük bir coşkuyla karşılandı ve zafer anısına günlerce şenlikler düzenlendi.

Mohaç Meydan Muharebesinin Sonuçları

Macar Krallığı Osmanlı’nın Avrupa içlerine girmesini engelleyen son set olarak görülüyordu. Bu setin kalkmasıyla birlikte Avrupa’da büyük bir endişe oluştu. II. Viyana Kuşatmasına kadar Osmanlı karşısında rakip bulamadı. Avrupalı devletler Osmanlı ordusunun karşısına çıkmaktan bile çekindiler.

Mohaç savaşı sonrası Macar tahtı boş kalmıştı. Bu boşluğu elbette Sultan Süleyman dolduracak ve bir kral ataması yapacaktı. Kanuni Macar Kralı olarak Erdel Voyvodası Yanos Zapolya’yı seçti. Buna karşı olan bazı Macar asilzadeleri Kral olarak Avusturya Arşidükü Ferdinand’ı kabul ettiler. Bu durum ileride Avusturya-Osmanlı savaşlarına neden olacak ve Kanuni Avrupa içlerine birçok sefer daha düzenleyecekti.

Kanuni Dönemi Osmanlı’nın Muhteşem Yüzyılı

Mohaç Savaşı’nda büyük bir zafer elde eden Sultan Süleyman Avrupa içlerine birçok sefer daha düzenledi. 1529 yılında Avusturya seferine çıkan Osmanlı ordusu Viyana’yı kuşattı. Asıl amaç Viyana’yı almak olmadığından ve kışın yaklaşması üzerine bu kuşatma kaldırılarak İstanbul’a dönüldü. Bu seferde de birçok kale alınmış ve Avrupa’ya büyük korku salınmıştı.

Osmanlı’nın Viyana’yı kuşatması Avusturya’nın barış yolları aramasına neden oldu. İstanbul’a gönderilen elçilerle bir barış anlaşması imzalandı. İstanbul Anlaşması olarak geçen bu belgeye göre Avusturya, Macaristan’ın Osmanlı’ya ait olduğunu kabul etti. Avusturya Osmanlı’ya her sene vergi verecekti. Ayrıca Avusturya Kralı Osmanlı Sultanına değil, sadrazama denk sayılacaktı.

Bu anlaşma Osmanlı’nın Avrupa üzerinde kurduğu üstünlüğün belgesiydi. 1606 yılında imzalanan Zitvatoruk anlaşmasına kadar Avusturya Osmanlı’nın altında bir devlet olduğunu kabul etti.

72 yaşında çıktığı Zigetvar seferinde şehit olan Sultan Süleyman 46 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin padişahı olmuştur. Büyük bir yönetici ve asker olmasının yanı sıra edebiyattaki mahareti de unutulmamalıdır. Muhibbi mahlasını kullanan Süleyman yazdığı 2779 gazelle “Türk edebiyatının en çok gazel yazan şairi” unvanını almıştır. (4)

Allah Süleyman Han ve askerlerinden razı olsun.

Yazar Hakkında
Toplam 32 yazı
Sergen Demirtaş
Sergen Demirtaş
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara